Yurtdışı-Gürcistan(Batum)

Gürcistan; Karadeniz’e bakan sahil şeridi, muhteşem manzaralara sahip dağları, tarihi yapıları ve daha birçok güzelliğiyle turistler tarafından oldukça ilgi gören bir ülkedir.

Nüfusun büyük bir kısmını Gürcüler, Acaralar, Lazlar, Megreller ve Svanlar oluşturmaktadır.

Resmi dil olan Gürcüceden sonra en çok konuşulan dil Rusçadır. Bu diller dışında etnik grupların konuştuğu farklı diller de bulunmaktadır.

Ülkenin para birimi Laridir.

Yerel saat Türkiye saatine göre 2 saat daha ileridir.

Gürcistan’a yapılan, süresi bir yılı aşmayan ziyaretlerde vize gerekmemektedir.

Karadeniz sahili ve Rion havzasında ılık, nemli, yarı tropikal bir iklim hüküm sürerken; doğusu daha karasal bir iklimin etkisi altındadır. Kışları soğuk, yazları kuru ve sıcak geçer.

Biz Gürcistan’da sadece BATUM‘u ziyaret edebildik.Kısa bir macera oldu ama , gene de insanda bir takım duygular bırakıyor.

Sadece T.C. kimliği ile sınır kapısından girebiliyorsunuz. Ama dikkat edin kimlikler bakımsız olmasın , bir hayli uğraşabilrsiniz. Benim gibi ısrarcı biriyseniz çok abartmamak kaydıyla ‘ben bu kapıya geldim, hangi babayiğit almayacakmış ‘ edası ile onlara bu şansı bırakmayın. Girin içeri. Oralar zaten bizimdi.
Neyse girdiniz sayıyorum ve
Batum turuna başlıyoruz ,)

Öncelikle taksi ile şehir merkezine gidiyoruz. Özel araba ile girmenin çok fazla bir avantajı yok.Zira görülesi yerlerde araç yoğunluğu var ve hepsi yürüme mesafesinde.

Onun için taksiyi tercih ettik. Standart bir taksi fiyatı olmadığını ise ,giderken ve gelirken aynı yolu kullanmamıza rağmen merkeze giderken 60tl(30 lari), geri dönerken 40 tl(20lari) verdiğimde anladım. ama çokda büyütecek bir durum yok.Nihayetinde ‘turist : yolunacak tavuktur’ evrensel gerçeğini acıda olsa deneyimlemiş birisiyim 🙂

Burası mimari görünüşü ile size hemen bir papaz büyüsü yapıyor. Resim çektirmeden dönen kimse yoktur sanırım.
Yemek yerleri ve kahve salonları ile çevrelenmiş ve Roma mimarisi ile inşaa edilmiş bu yerin adı ‘PİAZZA MEYDANI

Gerçekten güzel görünüyor değilmi. 🙂

Güzel ama genelde her yerde alkol ürünü olduğu için havada anason ve bilimum içki kokusu her yeri sarmış. Yani bir keyif çatıp aileniz ve çocuğunuz ile 2 dk oturamazsınız onu baştan söylemek boynumun borcu 🙁

 

Merkezden , denize doğru yürüdüğünüzde bu rengarenk binaları ve modern bir yapı , hemen yanında da ALFABE KULESİni göreceksiniz. Gerçekten değişik bir havası var.

Sanki bir Avrupa sokağındaymışsınız hissi veren caddeler gözünüze bayram ettirmiyor değil.

 

 

Gözler bayram ederken , gönüller boş duracak değil ya. işte karşınızda hemen deniz kenarında Ali ve Nİno.

Başka ne denebilir ki. 🙂

 

 

Bir başka muazzam yapı daha. Şunu görüp de etkilenmemek. Ne büyük kayıp .

 

Bu da başka bir açıdan bakış.

İsterseniz bir de burdan bakın 🙂

 

Yetmedi diyorsanız burası tam size göre. Dediğim gibi.Biz 1 kaç saatte gezdik. tabi ki göremediğimiz yerler var.

Onu da başka sefere gezeriz diye içimizde bıraktık. Bakalım günler ne gösterecek. Bu arada yemek ihtiyacınız illaki olacak. Kazık yemeye hazırlıklı olarak gidin.Özellikle Türk restoranlarında 🙂

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*